17 Temmuz 2021 Cumartesi
YENİ BİR ŞİİR
2 Haziran 2021 Çarşamba
YENİ BİR ŞİİR
18 Nisan 2021 Pazar
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
OTOSTOPÇUNUN GALAKSİ REHBERİ
(BEŞİ BİR YERDE)
YAZAR : DOUGLAS NOEL ADAMS (DNA)
42…. Evet bu
sayının önemi, kimine göre efsanelerde ve mitlerde, kimine göre de halen
yaşamın içerisinde yer bulur kendisine. Sizi, kendi evreninde bir uçtan
diğerine, yolculuğa çıkarmaya niyetli bu serüven için hazırlanın. Ama yazarın
da söylemiyle -ki bu sözü bir noktada slogana dönüşmüştür- “Panik Yapmayın!”…
Yazar Douglas
Noel Adams’ ın(DNA olarak da bilinir) hayal gücünün yansıması olan bu kitap,
daha doğrusu kitaplar bütünü, aslında yazarın BBC için ürettiği radyo oyunu
serisinin popüler olması sonucunda 1979 yılında ilk kez yayınlanacak hale
getirilmiştir. İngiltere doğumlu Adams, yirmili yaşlarının ortasında (1978-80)
halihazırda o zamanlarda, hepimizin mutlaka duymuş olduğu Dr.Who adlı TV
dizisinde editör olarak çalışıyordu. Ki dizisini izleyenler veya göz
gezdirenler, dizinin kurgu atmosferinin kitaplarıyla olan uyumlu ilişkisini
hissedebilirler diye düşünüyorum.
Radyo
oyunu, Televizyon Dizisi, Bilgisayar Oyunu, Tiyatro oyunu, Çizgi Roman hatta
banyo havlusu şeklinde çok çeşitli biçimlere bürünen bu bilim kurgu türünün
kült dizisinin bizi şuan ilgilendiren Kitap Serisi konusunu irdeleyeceğiz.
Benim elimde
bulunan kitap, Beş kitabın birleştirilmesiyle oluşturulan, Kabalcı Yayıncılık tarafından
2014’te basılan ve İrem Kutluk ile Nil Alt’ın çevirmenliğiyle anadilimize
çevrilen 710 sayfalık bir Beşibiryerde birleşimidir. Bu beş kitap sırasıyla “ Otostopçunun Galaksi
Rehberi”, “Evrenin Sonundaki Restoran”, “Hayat, Evren ve Her şey”, “Elveda ve Bütün
Balıklar İçin Teşekkürler” ve son kitap olan “Çoğunlukla Zararsız” romanlarıdır.
Kitap kapağında ilk
göze çarpan detay; dağınık yıldız kümeleri arasında adeta tanınan bir logo
haline gelmiş olan bir başparmak kaldıran ve otostop çektiği belli olan bir
elin, halkası olan bir gezegen üzerindeki silueti şeklindedir. Diğer bir detay
da arka kapağında tanıtım-açıklama yazısının başındaki çok büyük bir punto ile belirgin
duran ‘42’ sayısıdır.
Hikaye, sizi
kendi evreninde yolculuğa çıkararak, bir çok toplumsal olay ve sıkıntıları,
etrafımızda yaşanan tüm alışılmış durumları, kendine has absürt bir üslupla
yansıtmaktadır. Yani bilim-kurgu olmasının yanı sıra içerisine, absürt komedi
ve trajikomik incelemeler de serpiştirilmiştir. Okumaya devam ettikçe bazı düşüncelerinizi
irdelemek isteyeceğiniz ve bakış açısı farklılıklarının nasıl hikayeleştirilerek
sunulduğuna şahit olacaksınız diyebilirim.
Olaylar zincirinin
başında, sakin bir hayat süren ana kahramanlarımızdan olan Arthur Dent’in her
zamanki gibi sıradan bir sabahta uyandığında, kapısına dayanan yıkım ekiplerinin
saçma bir sebepten ötürü evini yıkacaklarını öğrenmesiyle başlıyor. Sonrasında
hep birlikte tanışacağımız ve biraz garip bulabileceğimiz diğer kahramanımız
Ford Perfect ile rastlaşmasıyla olayın, sadece evinin yıkılması kadar minik bir
mesele olmaktan çok daha büyük olduğunu anlayacaktır.
26 Şubat 2021 Cuma
YENİ BİR ŞİİR
MİSAL-Î MESELE
Adem misali günahkârım;
Şeytana uymuşum...
Nuh misali düşüncelerim;
Yakınlarım tehlikede,
Ben ise umutlarım için büyük bir gemi inşasında...
İbrahim misali çölün ortasında susuzum;
Yana yana Kâbe'yi tavafımda...
İsmail misali beklentim;
Allah'a ulaşmak adına,
Sıradaki kurbanlık benmişim gibi...
Yakup misali hasretim;
Her an gelecek gibi...
Yusuf misali özlemim;
Her an gidecek gibi...
Eyüp misali hastayım;
Kalbim mutmain olacak ise,
Senden gelen ne varsa kabulüm...
Musa misali umudum;
Onca günahlarımın içerisinde,
Bir umut yeşertmek ister gibi...
Davut misali Kur'an'a bağlanışım;
Sesim olmasa da dağda,
Sükunetle dinleyecek gibi...
Süleyman misali ayaktayım;
Bir cılız değneğe tutunmuşum,
İçten içe kendimi kemirmişim...
Yunus misali sabırsızım;
Allah'ım sen canımı almadan,
Ben canımdan vazgeçmişim...
Çarmıha gerilmiş İsa misali ayaktayım;
Ne yaşadığım belli, ne de yaşamadığım...
Lokman misali tabibim;
Kalbim bir bir ölürken,
Hem de ölümsüzlüğün tadına varmışken,
İlahi bir nidâya eğildi başım...
Hz.Muhammed misali sevgim;
Herkesi her şeye rağmen seviyorum,
Eşsiz sultanı göremesem de,
Görmüş kadar tasavvur ediyorum.
Hayali beşer, beşer-i mahlukat ahvalim ile,
Azrail'e yalvarıyorum;
Beni benden geçir!
Lakin peygamberime kıyma...
Ona işkence yapan mekkelilere,
Taifte taş atanlara,
Onlar gibi günümüzde yaşayanlara kıy!
Hiç olmadı beni öldür,
Peygamberimin huzuruna varayım,
Mutlu bir melek misali...
GÖKHAN DEVECİ
21 Şubat 2021 Pazar
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
🌟"İnsanlar sanıyorlar ki,
'Ah! Bilmiyordum, kötü bir niyetim yoktu,' deyince her şey yoluna giriveriyor."
Syf:64
🗝️Kitabın yazarı Anna Sewell, 14 yaşında bir kas hatalığına yakalanarak kısmen yatalak olur. Geri kalan yaşamında seyahat edebilmek için iki tekerlekli arabasını çeken ata bağımlıdır. Bir atın otobiyografisi olarak kurguladığı tek kitabı Siyah İnci'yi hastalığının ölümcül olduğunu öğrendikten sonra, son beş yılında yazar.
Kitabı okumaya karar verdiğimde araştırma yapmamıştım konusu ile alakalı. Tesadüfen görüp almaya karar vermiştim. Ve bu kadar güzel, duyguları bu kadar içten belli edebilecek bir kitap olacağını bilmiyordum. Bu tarz kitapların asaleti, en sevdiğim kitaplar arasında yerini alır mutlaka. Hayvanlara dair merhamet, sevgi ancak bu kadar güzel anlatılır ve hissettirilir. Kitabı okuyunca "doğru sandığımız ne çok yanlış varmış " diyebiliyorsunuz.
Mutlaka kütüphanenizde olması gereken bir kitap. Keyifli okumalar dilerim 🏹📕
6 Şubat 2021 Cumartesi
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
27 Ocak 2021 Çarşamba
YENİ BİR ŞİİR
22 Ocak 2021 Cuma
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
27 Aralık 2020 Pazar
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
25 Aralık 2020 Cuma
HASTALIK İKSİRİ
Merhaba sevgili kitapvekalem okurları bu soğuk kış günlerinde içinizi ısıtacak şifalı bir tarifle karşınızdayım. Sizde çok ciddi durumlar haricinde ilaç kullanmayı sevmeyenlerdenseniz "Hastalık İksiri" tam size göre...
Yaptığım araştırmalar sonucunda bu tarifin İbn-i Sina tarafından yüzyıllar önce öksürük tedavisi için kullanıldığını öğrendim.
Benimde bizzat deneyimleyip çok memnun kaldığım bir tarif oldu. Sizlerde soğuk algınlığı, grip, boğaz ağrısı gibi hastalık durumlarında evinizde bu tarifi rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
GEREKLİ MALZEMELER
• 1 YEMEK KAŞIĞI BAL
• 1 YEMEK KAŞIĞI SİRKE
• 1 YEMEK KAŞIĞI LİMON
• BİR TUTAM TARÇIN
YAPILIŞI
Malzemeleri orta boy bir fincana alıyoruz üzerine sıcak suyu ekleyip karıştırıyoruz.
Hastalık İksirimiz hazır deneyecekler için şimdiden Afiyet Şifa Olsun. :)
19 Aralık 2020 Cumartesi
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
Musul'da, Yunus Nebi zamanından kalma bir çeşme varmış. Suyundan içen masumlara şifa, zalimlere zehir olurmuş. Ne zaman şehre bir zalim vali gönderilse, halk bir müddet sonra onu götürüp bu çeşmeden su içirir ve birkaç günde göçürterek zulmünden kurtulurmuş. Musul'un zarif kişizadeleri arasında, zalimlere karşı "İçtiğin Yunus Nebi çeşmesi ola" demek bir darbımesel olmuş. Garip olan o ki zalim valilerin hepsi, bu sözü nezaketle söylenmiş bir dua sanıp "Allah razı ola" cevabını verirmiş. Dilimize Osmanlı kültüründen yansıyan bu deyim de zalim yöneticiler hakkında hâlâ kullanılmaktadır.
/Syf; 162
🌟Bugün farklı bir tarzı olan kitap ile geldim sizlere.
"İki Dirhem Bir Çekirdek"; anlatımı güzelleştirmek, bir fikri bir düşünceyi etkili kılmak amacıyla kullanılan 'deyimleri' konu almıştır. Kulağımızın aşina olduğu, sohbet arasında duyduğumuz yada ilk defa duyduğumuz deyimlerin nasıl oluştuğu güzel ve öz bir şekilde anlatılmış. Ben okurken keyif aldım. Okumak isteyen ve merak edenler için tavsiye ediyorum🤗 Keyifli okumalar dilerim 🌿
12 Aralık 2020 Cumartesi
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
Sayfa; 63
______________
🌟Keyifli bir şiir kitabı tanıtımı yapmak istedim bugün. Her şiirden bir dize alabiliyor insan, kendine. Fon müziği eşliğinde okuyup daha keyifli hale getirebilirsiniz (dipnot🤓)
İyi okumalar ve kitaplı günler diliyorum 🌿
9 Aralık 2020 Çarşamba
ÖZ VE SÖZ
Instagram Sayfamızı da takip edenler bilirler; Öz ve Söz kısmında paylaşımını yaptığımız haftalık hikayelerimizi (insta story), ilgili konuları ile beraber irdelemeye devam ediyoruz.
Sayfamızda bulunan hikayenin ilki hatırlarsanız Alâk Suresi'nin ayetleriydi. Yani Kur'an-ı Kerim'in vahiy yoluyla, peygamberimize, büyük meleklerden olduğuna inandığımız Cebrail aleyhisselam aracılığıyla aktarılan ilk 5 ayetini barındıran Sûre...
Tamamlanmış vahiylerin kitaplaştırılmış haline ise Kur'an-ı Kerim diyoruz. Daha öncesinde okumayanların bir şekilde okumasını -şiddetle değil- iyilikle okumasını tavsiye ediyor ve öneriyoruz. Yaz, Oku, Yaşa, Yaşat demeye devam ediyoruz.
Kur'an yapısal olarak 114 Sûre'den oluşur. Sûreler genellikle içerdiği konulardan birine verilen isimlerle anılırlar. Her bir sûre, 'ayet' adı verilen bölümlerden oluşur. Ayetlerin uzunluğu bir kelime ile bir sayfa arasında değişir. Kur'an'ı oluşturan 30 eşit parçadan her birine ise 'Cûz' deniz.
Ele aldığı konular ise yaşamın her yönü ve herşeydir. Her beyin, her kalp ve her fikir kendine göre bir şeyler bulabilir. Üzerine düşünülmesi gereken bir çok kıssa ve öneriler ile beraber, İslam ile teslim olan ve inanarak düşünen Müslümanlar için hayatı, temelden bütüne, huzura erdirecek emir ve yasaları da içerisinde bulundurur.
Yaratıcıdan yaratılanlara, peygamberimiz Hazreti Muhammed'in kalbine aktarılmış ve anlayacağımız şekle sokulmuş, Allah kelâmlarından oluşan bu eşsiz kitabın, okunmadan geçilemeyecek kadar büyük bir öneme sahip olduğunu, okuduktan sonra daha iyi anlayacağınızı düşünüyoruz.
Sıhhatli ve hayırlı okumalar diliyoruz...
6 Aralık 2020 Pazar
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
29 Kasım 2020 Pazar
YENİ BİR KİTAP KÖŞESİ
24 Kasım 2020 Salı
YENİ BİR ŞİİR
19 Kasım 2020 Perşembe
YENİ BİR ŞİİR
12 Kasım 2020 Perşembe
YENİ BİR ŞİİR
SENSİZLİK
Üzülmüyorum artık, seni kaybettiğime,
Alışıyorum inan!
Zamanın içten içe beni hissizleştirmesine.
Aramıyorum yok...
Yüzünü görünce mutlu olmayı, sebepsizce...
Sil baştan da yapmıyorum.
Uğraşmıyorum izleriyle.
Yırtıp atmak gerekliymiş meğerse
Tabi, ben beni bu yazdıklarıma inandırabilirse
Bak! yine anlatıyorum her şeyi,
Sensizliğe...
Turgut Reis YILMAZ
DÜNYA ÜZERİNDE BİLİNEN İLK KÜTÜPHANE
M.Ö.2000 yılında kurulan Mezopotamya uygarlıklarından biri olan Asurlular tarafından yapılmıştır. Kaynaklara göre Asurluların son kralı Aşurbanipal zamanı M.Ö.626 yılında Asur'un başkenti Ninova kentinde kurulan kütüphanenin kalıntılarında şuana kadar 30 binin üzerinde yazılı tablet bulunmuştur. Burada keşfedilen en önemli eserler arasında hepimizin bir şekilde duymuş olduğu Yaradılış ve Gılgamış Destanı bulunmaktadır.
Bununla birlikte, kütüphanede atasözleri, sözlükler, mitolojik hikayeler, tıp yazıları, kanunlar, ticari belgeler, mektuplar, dualar ve büyüler gibi çok çeşitli eserler bulunmaktadır. O zamana göre dev bir arşiv gördüğü aşikar. Kütüphanenin ilk kalıntıları 1850 yılında, Musul civarında, İngiliz asıllı Austen Henry Layard öncülüğünde yapılan kazılarda keşfedildi ve sonrasında 20 bin civarı tablet İngiltere'de bulunan British Museum'a taşındı.
9 Kasım 2020 Pazartesi
Dünya'da Bilinen İlk Kitap-Yazı
Çivi Yazısı
Belki çok azımızın merak ettiği ve bir çoklarının da şimdi aklına gelecek bir bilgi paylaşımında bulunarak birlikte öğrenmeye devam edelim. Dünyada gelmiş geçmiş ilk kitap hangisidir?
Zor bir soru gibi durmuyor ancak cevabı biraz zor aslında. Çünkü tarihteki bilgiler, özellikle 1000 sene öncesinden geriye gidildikçe, günümüzde keşfedilen bilgiler ile sürekli değişebiliyor. Ancak şuan elimizdeki bulgulara bakacak olursak da biraz fikir sahibi olabiliriz. Tabi ki şimdilik...Öncelikle Kitap olarak neyi baz almalıyız? Kitap kavramını nasıl belirliyoruz? Keşfimiz sonucu bildiğimiz şuanki bilgiler ne derece doğru? Veya belki de yüzbinlerce yıl önce yok olmuş ve hiç somut olarak keşfedemediğimiz muhteşem medeniyetler vardı. Hepsini sonra düşünürüz tabi.
Gelelim ilk kitap hangisi konusuna...Şuanki manada kapaklı ve bir kaç sayfadan oluşan bildiğimiz ve ulaşabildiğimiz bir kitap keşfi yapıldı(Diamond Sutra-MS.868). Ancak elimizde kitapların tarihi olarak kabul edebileceğimiz daha eski somut kaynaklar da mevcut. Mesela tabletler, parşömenler, papirüs ruloları...Sırasıyla hepsini sonraki yazılarımızda irdeleyeceğiz elbette. Şuan için biz bir açılış mahiyetinde 'Arkaik Çivi Yazısı' ndan bahsedelim.
Evet çoğumuzun duyduğu çivi yazısı...Çivi yazısı diyerek geçmeyelim, insanlık için müthiş olaylar zincirinin büyük bir öznesidir kendisi. Şuan için yazının icadı Eski Sümer uygarlığının ellerinden çıkmış gibi duruyor. Sümerler, günümüzden yaklaşık 5500 yıl önce medeniyet oluşturarak yaşamını sürdürmüş olan Mezopotamya bölgesi uygarlıklarından birisidir. Sümerler, M.Ö. 4000-2000 yılları arasında, şimdiki Irak'ın güney kısmına denk gelen topraklarda yaşamışlardır. Tabi ki aynı zaman sarmalı içerisinde, birbirinden -muhtemelen- habersiz şekilde yaşayan farklı uygarlıklar da vardı dünya üzerinde. Mesela Mayalar, İnkalar ve Aztekler...Onlar da bağımsız olarak kendilerine has yazı sistemleri geliştirmişlerdi. Ayrıca Eski Mısır Uygarlığının, Sümerlerin çivi yazısını icadından tahmini bir kaç yüzyıl sonrasında 'hiyeroglif' yazısını oluşturdukları da biliniyor.
Dönelim Çivi yazımıza...Bulabildiğimiz ilk yazılı dil arkaik çivi yazısıdır. Piktografik bir dili olan bu yazı, tabletler üzerine işlenerek aktarılabiliyordu. E tabi, dönem şartları gereği...herkesin bir e-kitap cihazı falan bulunmuyordu. Neyse e-kitap konusuna daha çok yolumuz var, ona sonra değiniriz pardon. Piktografi ne demek diye soranlar için de google ile bile uğraşmalarına gerek kalmadan kısaca bahsedeyim: İnsanlar, bir eşyayı, bir objeyi, bir yeri, işleyişi, kavramı vs. resmetme yoluyla her birini temsil eden semboller seçmişler ve birbirlerine aktarmaya çalışmışlardır. Yani temsili ve grafiksel çizimler ile, semboller ile kullanılan bir anlatım biçimidir denilebilir. Bilin bakalım Sümerler yazıyı neden icat etmiş. Aşklarını ifade etmek için mi? Dinlerini daha güzel sonraki nesillere aktarabilmek için mi? Yok hayır. İnsanların birbiriyle iletişim kurma amaçlarından biri de Aşk ve Sevgiden sonra ticaret idi. Hala öyle sanki...Hatta şu günlerde öncelik gibi.
Neyse, Sümerler yazıyı icat ederek, gelişen uygarlıklarında artış gösteren sosyal ve ekonomik etkileşimi kontrol altına almaya ve kolaylaştırmaya çalışmışlardır. Yani yerleşim arttıkça tarım üretimi artmış, üretim arttıkça ticaret artmış ve haliyle alışveriş faaliyetleri kayıt altına alınması gerekecek düzeye ulaşmıştır. Evet, maalesef insan medeniyetleri, çoğunlukla ya paradan ya savaştan dolayı kendini geliştirme çabasına girmişlerdir. Bu da ayrı bir konu olarak ilerleyen zamanlarda acizane irdelenecektir. Tekrar gelelim çivi yazımıza. Bu yazının, taşların ve tabletlerin üzerine işlenmesiyle sonsuzluğa ulaşması için muhafazası sağlanmaya çalışılıyordu. Zamanla geliştirildi, sembollerde artış sağlandı ve daha fazla kavramın ifade edilmesine olanak sağlanarak, insanın asıl cevheri olan soyut dünyanın aktarımının kapılarını araladı. Soyut kavramlar için de semboller kullanılmaya başlandı. Resimlerden işaretlere kadar semboller arttıkça yazının da şekli değişti, evrildi.
Sonrasında Çivi yazısı, Sümerlerden diğer Mezopotamya uygarlıklarına, Anadolu ve İran bölgelerine sıçradı. Uzun bir süre de birçok halk, çivi yazısı olarak kullanmaya devam etti. Kendi yaşadığı coğrafi ve kültür durumlarına göre de insanların birbirlerinden farklılaşarak, kullandıkları yazı sistemlerini değiştirmeleri sonucu da günümüze kadar dallanmıştır. Yazı, elbette ekonomik kaygıların sonrasında farklı alanlarda da kullanılmaya başlandı. Kültürel olarak kategorize edilirse hikaye anlatımına da geçildi diyebiliriz. Bilinen ilk yazılı hikaye ise Gılgamış Destanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha evvelki paylaşımlarımızda bahsettiğimiz üzere Asurlular tarafından yapılmış Dünyanın bilinen İlk Kütüphanesi olan Ninova Saray Kütüphanesi'nde bulundurulmuş bu hikaye, Uruk hükümdarı olan Gılgamış(Gilgamesh) 'ın mitolojik hikayesini anlatmaktadır. Kitap veya Kitabe olarak kabul eder isek işte böyle bir kitap serüveni var diyebiliriz. Elimizde tuttuğumuz güzel resimli ve kapaklı üretilen sayfalardan oluşan kitaba yolculuğumuz sırasıyla devam edecektir. Sıradaki konumuz için takipte kalabilirsiniz.
Evet bildiklerimiz, bulduklarımız bu asırda şuan için bunlar. İleride başka bir keşif yaşanır da karbon testi sonucu daha eski olduğu ispatlanan bir yazı sistemi bulunursa mutlaka birbirimizi haberdar edelim...
Not : Bilgilendirme yazımız derlemelerden, araştırmalardan ve yorumlardan oluşturulmuştur.






















